Mardin'deki Süryani Somut Olmayan Kültürel Mirasının Belgelenmesi ve Yaygınlaştırılması" adını taşıyan proje ABD Büyükelçiler Kültürel Koruma Fonu (U.S. Ambassadors Fund for Cultural Preservation-AFCP) tarafından desteklenmiştir.
Projenin ana amacı, Mardin bölgesindeki Süryani topluluğun kültürel pratikleriyle ilgili bilginin derlenmesi ve yaygınlaştırılması, ayrıca aynı topluluğun somut mirasına yönelik risklerin değerlendirilmesi yoluyla somut olmayan değerlerin korunmasıdır. Bu proje, somut olmayan mirasın somut olanın ayrılamaz bir parçası olarak kabul gördüğünü ve korunmasının da bu mirasın varisleri tarafından geliştirilen/kabul edilen bir strateji gerektirdiğini gösteren bir örnektir.
Bu projenin kapsamında somut olmayan mirasla ilgili yayınlar gerçekleştirilmiştir. Bu yayınlar arasında yer alan üç kitapçık, Süryani somut olmayan kültürel mirasına bu mirası tehdit eden tehlikelere ve korunması için önerilere dair ayrıntılı bilgiler içerir. Genç nesillerin tarihi mirası korumaya ilgi göstermesi, tüm kültürel miras koruma çabalarının sürdürülebilirliği açısından yaşamsal değerde olduğundan, bir sonraki nesille doğrudan iletişim kurabilmek adına bir de çocuk kitabı hazırlanmaktadır.
Projenin detaylı raporu İngilizce olarak burada tam çözünürlükte (23 Mb) ve burada düşük çözünürlükte (8 Mb) bulunabilir.
Bu araştırma kapsamında konu edilen tüm yapılar Kültür Bakanlığı tarafından tescillidir.
Projenin ana amacı olan, Süryani somut olmayan mirasının koruması için girişimde bulunmak, yalnızca Süryaniler için değil, tüm bölge için de acil bir ihtiyaçtır. Süryani kültüründe Turabdin olarak anılan bölge çokdilli, çoketnisiteli, çokkültürlü ve çokdinli bir topluma evsahipliği yapmıştır. Bu toplumlar arasında Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Ezidiler bulunur; tarih boyunca Türkçe, Arapça, Kürtçe ve Süryanice aynı zamanda konuşulmuştur. Asıl amacımız bu çeşitliliğin devam etmesidir. Bunu sağlamak için de, projenin faaliyetleriyle Süryani toplumunun kültürel pratiklerini (dilleri de dahil olmak üzere) belgelemeyi ve teşvik etmeyi; Süryani aktivistlerin, sivil toplum örgütlerinin, girişimlerin ilişki ağlarını büyütmeyi ve etkinliklerine destek olmayı, mimari ve kentsel miras için risk değerlendirme raporları hazırlamayı amaçladık.
Üç saha gezisinde toplamda, 20 uzmandan oluşan üç ayrı ekiple, bazısına ait hiç mimari kayıt bulunmayan 60 yapı belgelenmiştir. Tehlike altındaki bu yapıların belgelenmesinin ve bunların risk analiz raporlarının oluşturulmasının bölgede Süryani kültürüne dair yapılmış önemli çalışmalardan biri olduğuna inanıyoruz. Bunlara ek olarak, mümkün olan en büyük etkiyi yaratabilmek amacıyla, yerelde olduğu kadar, ulusal ve uluslararası paydaşlarla da ilişki kurulmuştur.